Dağın Ötesi

Yolunu kaybedip kayalıklardan düşmese,belki de bu kadar zorlanmayacaktı. Aslında zor bir karar vermiş ve zor bir yola düşmüştü. Hepsinden zor olanı ise, kapısını nasıl çalacağını bilmediği baba evine gidiyor olmasıydı. “Zor” kelimesi buralarda yaşayan herkesin kaderi değil miydi sanki? Hayatında kolay olan ne vardı diye düşündü, buruk bir gülümseme oluştu kar yanığı yüzünde. “Acıyla ne … Okumaya devam et Dağın Ötesi

Kadir Gecesine İşrâkî Bir Yorum

      Peygamberler her halleriyle, gönderildikleri ümmet için birer rol modeldirler. Yaşadıkları her tecrübe onların ayak izlerini takip eden insanlar için mümkün olan birer deneyimdir. Yaklaşık 1400 yıl önce Mekke’de Hira mağarasında yüce Allah’ın son peygamber Hz Muhammed aracılığıyla insanlığa hitap ettiği geceyle müsemma olan Kadir gecesi de böyle tecrübelerden biri olarak değerlendirilmelidir. Bu … Okumaya devam et Kadir Gecesine İşrâkî Bir Yorum

Yesrip KANTAR’ın Anısına

İlk Yıldız Hammad, Diyarı’bekir’de bir binanın zemin katında, iki odalı, yer yer boyası atmış, pencereleri şişlerle kapatılmış bir evde üç arkadaşıyla beraber kalıyordu. Hafta sonunu evde değerlendiren, dost ve akranlarıyla görüştükten ve o güzelim memleketin bahar havasını içine aldıktan sonra öğrenci arkadaşlarıyla beraber Diyarı’bekir’de kiraladıkları evin kapısına gelmişti, Hammad. Hammad: Orta boylu, biraz zayıf, baharın … Okumaya devam et Yesrip KANTAR’ın Anısına

Kur’an-ı Kerim’e Göre Kötülük Probleminin Çözümü

Din Felsefesinde “kötülük problemi” olarak tanımlanan sorunun varlığı, açık ifadelerle olmasa da “şer” kavramı ile Kur’an’da da yer aldığı söylenebilir. Kuran’da bu soruna karşı, birçok farklı cevaplar verilmektedir. Kuranın şer ile ilgili açıklamalarını dört grupta toplamak mümkündür: İmtihan ve Eğitim Cüz’i İradenin Hatalı Kullanılması Disiplin ve Ceza Gerçek Adalet Yurdu Olarak Ahiret İmtihan ve Eğitim:Kur’an’a … Okumaya devam et Kur’an-ı Kerim’e Göre Kötülük Probleminin Çözümü

İbni Sina’ya Göre Kötülük Probleminin Çözümü

İslam filozoflarının her biri, kötülüğün Tanrı ile nasıl uzlaştırılabileceğinin açıklanması çabasında, birden fazla yola başvurmuş ve muhtelif açıklamalarda bulunmuşlar. Bunları genel olarak şu şekilde özetlemek mümkündür: Kötülüğün ademidir, arızidir ve azdır. Kötülük, maddenin eksikliğinden ve insanın özgür iradesinden kaynaklanır. Kötülük, âlemin düzeninin tamamlayıcısı rolünü yerine getirir. Kötülük, iyiliğin karşıtı olarak gereklidir. Kötülük olmasa iyilik anlaşılmaz. … Okumaya devam et İbni Sina’ya Göre Kötülük Probleminin Çözümü

Kötülük Problemi

  Kötülük problemi, “evrendeki kötülüklerin iyi bir Tanrı ile bağdaşmadığı” tezine dayanır. 18. yüzyılda David Hume, 20. yüzyılda da John Mackietarafından dile getirilen kötülük problemini ilk kez ilk kez mantıksal bir formda ileri süren Epiküros, şöyle diyor: “Eğer Tanrı kötülükleri ortadan kaldırmak istiyor da kaldıramıyorsa, O güçsüzdür ki, bu durum Tanrı’nın karakteri ile uyuşmaz. Eğer … Okumaya devam et Kötülük Problemi

Platon’a Göre Ruh ve Ölümsüzlük

Platon’a göre ruh, boyutsuz, biçimsiz, basit bir cevherdir. Ölüm, ruh ile bedenin birbirinden ayrılması; ölümsüzlük ise ruhun yoluna tek başına devam etmesi demektir. Platon, ilk dönem diyaloglarından “Sokrates’in Savunması”nda, ölüm hakkında şöyle bir açıklamada bulunur: Ölüm, ya yok olmaktır ya da yeni bir hayata başlamaktır. Her iki durumda da ölümden korkmanın anlamı yoktur. Çünkü eğer … Okumaya devam et Platon’a Göre Ruh ve Ölümsüzlük

Eş’ari’ye Göre İman

Eş’ariliğin kurucusu, Ebu’l-Hasan El-Eş’ari’dir (ö. 935). Ona göre “iman, kalp ile tasdik edilen istidlali (çıkarımsal) bir bilgidir.” İmanın tasdik olduğunu ilk dillendiren Mürcie’den Bişr el-Mersi olmuş, fakat bu kavram Eş’ari ile birlikte yaygınlaşmış ve bütün ehl-i sünnet âlimleri tarafından benimsenmiştir. Eş’ari kelamcılara göre sadece dille tasdik yeterli değildir. İman, bilgiye dayalı ve şüphe duymadan içten … Okumaya devam et Eş’ari’ye Göre İman

Fideist (Katı İmancı) Bir Hıristiyan: S. Kierkegaard’ın İman Anlayışı

  Çağdaş varoluşçuluğun kurucusu olan Protestan filozof S. Kierkegaard, önermesel olmayan imanın modern zamanlardaki en önemli temsilcilerinden birisidir. Luther’in iman anlayışını, varoluşçu bir çerçevede ele alıp geliştiren Kierkegaard, onu daha sistematik ve felsefi bir zemine oturtmak suretiyle mantıksal sonuçlara götürmüştür. Kierkegaard, imanın aklın faaliyet alanına ait bir konu olmadığı, bilakis gönle, kalbe ait bir tutum … Okumaya devam et Fideist (Katı İmancı) Bir Hıristiyan: S. Kierkegaard’ın İman Anlayışı

Katı İmancı Bir Hıristiyan: M. Luther’e Göre İman-Akıl İlişkisi

Protestan Reform Hareketinin lideri M. Luther (1483-1546), Batı Hıristiyan düşüncesinin önermesel olmayan iman anlayışının ilk kuramsallaştırıcısı olarak kabul edilir. M. Luther, tasdik anlamına gelen önermesel iman anlayışına karşılık  güven anlamına gelen önermesel olmayan iman anlayışını savunmuş ve Kierkegaard gibi birçok düşünürü etkileyerek Fideist iman anlayışına ilham kaynağı olmuştur. Tanrı’ya güven temeline dayalı bir iman anlayışına … Okumaya devam et Katı İmancı Bir Hıristiyan: M. Luther’e Göre İman-Akıl İlişkisi