Ölü Çocuklar Üzerine

Yazar: Tarih: 22 Nisan 2024

Konforundan vazgeçemiyor insan.
Bir çocuğun annesinin ellerinde ölüşü
Bir kuşun düşüyor olmasından değerli sanki!
Özgürlük denilen gayeyi boğduran
somurtuşlar ve urlardan bir demokrasi.
Pamuk elleri ceplerinde, yarım bir Eba Bekr,
bir dua buyuruyor bizim sokaktan.
Kalabalıklar içinde gündem sayılan bir ihlasla.
Merhameti sağılan bir dünyanın konforunda,
çürümüş bir takım devlerin bakışları
ve dahi çığırtkandır artık bizim susmaklar!

Kaç miracı görür ömründe Cebrail?
Kaç Rim daha tebessümle karşılanır ukbada?
Ruhumun ruhu ve diğer yarım…
Olsaydın sen ey zişan başucumuzda…
Bilemeden henüz, üfürülüyor sura
Geçiyor geri dönmeksizin fani zaman
bin üçyüz doksan iki sancıyla
ve doyulmuyor Rasulüllah’a.

Geçiyorken gözlerinin önünden bir çocuğun
Batı Şeria’dan mukaddes Tuva’ya
Bir film şeridinden kalan
bir tütsü yahut bir endam kokusudur bu.
Tam da Eylülün ortasında.


Alıç ağaçlarından topluyorum geceyi
Iskalamak üzereyken zamanı
sakallarım ağarıveriyor.
Gün doğuyor, ben doğuyorum sırayla.
Mushaf’a saygıyı da annemden öğreniyorum.

Biliyorum kalmayacak;
kuşluktan serili seccadenin üzerinde,
kuzineden kalma sıcacık bir ekmek.
Çünkü ben,
İnanmazdım öleceğine çocukların
Böylesine masum ve böylesine ürkek.

Hurdahaş bir hüznün üzerine çakılı kalan
diri bir inançla yürüyorum,
bizim mahalleden geçerken zira.
Başlarında sarık, dillerinde Allah.
Soramadan edemiyorum;
Nerede,
Gözlerinden öpülesi
Namludan bir bakışla yürüyenler?

Zahirdi esasen ahvalimiz.
Fosforların ışığında kaybolduk Bi’ri Eris’te.
Görüyorum ve görünecek,
‘Nerede o eski günlerden’ rolex saatlere.

Hikayede

Yazar: Tarih: 24 Temmuz 2023

Henüz düşmüştü zülüfleri kıyamet sabahına.

Soğuk ve karlı şubatlar, otobüsler, erguvan.

Yeni gitmişti derviş, zamanı bırakıp ardında.

kafamda uğuldayan motor seslerine zahir.

biraz daha bakacağım yol bildiren yıldızlara.

Belki de yaşlanmadan bilemeyeceğim.

İncitir mi kuşların kalbini?

Cemrenin ruhuma çarparak düşmesi.

Onu da arzuhalci ibrâhim abiye soracağım.

Amerika beni dışlamadan,

Ayakları çıplak bir mülteci olarak kalacağım.

Devamı…

Yazgı

Yazar: Tarih: 14 Temmuz 2022

Uzunca seyrettikten bir süre sonraydı.

Henüz düşmüştü zülüflerin kıyamet sabahına.

Saymadım, kaç hayalin çizgisi geçer avuçlarımın içinden?

Bir ben kalmışım gibi,

Bir ben sıyırıyor gibi zamanı saatlerden.

Yasak kitapların büyüsünde kalmışım.

Sanki hayat bu yazgıda, dünden kalma,

göçe zorlanmış bir göçebe…

Sanıyor ya insanoğlu sıradan bir bekleyiştir bu.

Yaşlanmak nasıl durdurulur, saniyeler gerçek mi?

Sahiden bulmuş mudur İbn-i Sina bir çaresini?

Merak etmiyorum,

Merak etmiyorum Rabbe götürmeyen caddelerin ismini.

Ebedi çilenin ardından,

Teorik bir kaderin ispatıydı her şey.

Biliyordum hatta zürtümül-mekabir’i.